26 Eylül 2016 Pazartesi

YİNE YENİ YENİDEN...






Herkese merhaba;


Az önce şöyle bir göz attım da yazmayalı epey olmuş. Şimdi kaldığım yerden aynı hevesle devam edeceğim yazılarıma. Aynı heyecan, aynı aşk duruyor yerinde ama değişen akıp giden bir hayat var. Belki de hala okulun bitmiş olmasının verdiği burukluk var bilemiyorum. Bu kadar ay ara verdiğimin ben bile farkında değildim. Her neyse bu yazımı biraz kısa tutuyorum. Ama artık bende burdayım. Şimdilik lezzetle ve hoşçakalın...







15 Nisan 2016 Cuma

15 Nisan Aşçılar Bayramı





Aşçılar; aslında kolay görünen işin bütün zorluklarını, acılarını, eksilerini, artılarını yaşayan birer sanatçıdırlar. Güneş görmeden, yeri geldiğinde dinlenmeden kendi aç kalsa da tek gayesi insanların karnını doyurmak, daha farklı, daha lezzetli yiyecekleri sunmak olan işçilerdir. Kimileri küçük yaşta girer mutfağa ustaları onun öğretmeni, yaptıkları yemekler sınavları olur, kimileri okul sıralarında, atölyelerinde alır bu eğitimi ortak olan tek şey aşktır, mutfak aşkı. Herkes başaramaz aşçı olmayı yada başka bir tabirle 'herkesin harcı değildir' sevgi ister, emek ister, fedakarlık ister, sabır ister. Ama günü geldiğinde herkesden çok bir aşçıyı mutlu eder. Yaptığımız bir yemeğin beğenilmesi, tebrik edilmesi en büyük mutluluktur bizim için. Yeri gelir ustamızdan kafamıza tava yeriz, yeri gelir öğretmenlerimizden laf yeriz ama işin bütün güzelliği bunları bir kenara bırakıp o yemeği yaparken ortaya koyduğumuz yürektir. Eline aldığı bıçağı, taktığı önlüğü namusudur aşçının. Herkes yemek yapar ama herkes aşçı olamaz ve bu şans bu yetenek herkese verilmez. İşine yüreğini koyan, aşkla ve emekle yapan bütün aşçıların 15 Nisan Aşçılar Bayramı Kutlu olsun. Lezzetle ve sevgiyle kalmanız dileğimle...



3 Mart 2016 Perşembe

BİR OSMANLI YEMEK YAZMASI KİTABÜT TABBAHİN




Unutulmaya yüz tutan aslında bizim özümüz, kültürümüz, mirasımızdır Osmanlı Mutfağı.
Her geçen günde yabancı kültürlerin yemekleri bizim içimize daha fazla girmeye başladığı bugünlerde bize aslında yemek kültürümüzün ne olduğunu hatırlatan güzel bir kitap
                                                                       'KİTABÜT TABBAHİN'


(Görsel www.radikal.com adresinden alınmıştır)


Bu kitabı bizlerle buluşturan benim de çok sevdiğim ve fazlasıyla saygı duyduğum hocam, hayatını mutfağa adamış, yeme-içme üzerine yazılar yazan, araştıran, sorgulayan Osman GÜLDEMİR.

02.03.2016 tarihinde bu 6 yıllık bir emeğin sonucu olan güzel ve faydalı kitabın Eskişehir  Taşbaşı Kültür Merkezinde söyleşisi gerçekleştirildi. Gelen misafirlere kitabın içindeki tariflerden birebir hazırlanan Marmarina, Helva-i Hakani ve Demirhindi Şerbeti sunuldu. Bu bilgi dolu ve keyifli saatlerde Osman Hocamın isteği üzerine ben de görev aldım. Gelen misafirlere yöresel kıyafetler içinde şerbet sundum. İnsanların ilgisini çekmesinin yanı sıra fazlasıyla fotoğraf çekindik ve eğlenceli dakikalar geçirdik.



Rabbim Osman Hocamın yolunu açık etsin. Emekleri, mutfak aşkı ve hevesi daim olur inşallah.  Güzel günler bizimle olsun. Hoşçakalın. 


(Görsel www.abcgazetesi.com adresinden alınmıştır)














20 Şubat 2016 Cumartesi

ÇİĞ BÖREK TARİFİ


Malzemeler:

Hamuru İçin:
1 kg un
2 tatlı kaşığı tuz
1/2 çay kaşığı sirke
1.5 su bardağı su

İç Harcı İçin:
5 adet haşlanmış patates
1 tutam toz kırmızı biber
1 tutam kimyon
1 tutam karabiber
Tuz

Kızartmak için:
1 su bardağı sıvı yağ


Hazırlanışı:

Bir kaba un, tuz, sirke ve su konarak yoğurulur. Hamur tezgaha veya masaya alınır. Ardından ele yapışmayan bir hamur elde edene kadar yoğurma işlemine  devam edilir ve  20 eşit beze yapılır. Bezeler merdane yardımı ile hamur incelene kadar açılır daha sonra orta kısmına iç harçtan eklenir yarım ay şeklinde kapatılır. Kenarları parmaklarla kapatıldıktan sonra kızgın yağda kızartılır. Bu işlem kalan bütün bezelerde de devam eder.
Afiyet olsun.   :)

















2 Şubat 2016 Salı

PROFİTEROL TARİFİ


Malzemeler:

  Hamuru için:
* 1 su bardağı su
* 100 g margarin
* 1.5 şu bardağı un
* Tatlandırmak için 1 tutam tuz- 1 tutam şeker
*  4 yumurta

 Kreması için:
* 3 yemek kaşığı un
* 3 yemek kaşığı nişasta
* 7 yemek kaşığı şeker
* 3.5 su bardağı süt
* 1 yumurta
* 1 paket vanilin
* 25 g margarin

Üzeri için:
* 1 paket çikolata sosu
* 2.5 su bardağı süt


Hazırlanışı:

   Bir tencereye hamuru için su ve margarin aynı anda koyulur. Tuz ve şeker ilave edilir. Margarin eriyip su kaynağında un ilave edilir. 10 dakika pişirilir. Ocaktan alınan hamur soğuduktan sonra yumurtalar tek tek ilave edilir. Yağlanan tepsiye pompa yardımı ile sıkılan hamur 180 derecelik fırında pişirilir. Kreması için un, nişasta, şeker tencereye koyulur. Üzerine süt eklenip yumurta da eklendikten sonra karıştırılır ve pişirilir. Kaynamaya başlayan kremaya margarin eklenir, soğuyunca da vanilin eklenir. Çikolata sosu ve süt karıştırılır ocağa alınıp, pişirilir. Pişen hamurun içine krema sıkılır. En son üzerine çikolata sosu dökülerek servis edilir. Afiyet olsun! :)




4 Ocak 2016 Pazartesi

SAKLI LEZZETLER mutfağa felsefi bir yaklaşım




Annesinin ve büyükannesinin ocak başında yaptığı sohbetleri dinleyerek başladı mutfak yolculuğu. Yaptığı her yemekte bir anı, her anının bir yemeği vardı onun hayatında. Dayısı için hazırlanan çorba, annesi gibi yapamadığına inandığı kestaneli sufle, zayıflattığını söylediği mayonez. Hepsinin bir yeri vardı onda. Mutfağı bir terapi merkezi olarak görüyordu veya yeri geldiğinde bir kaçış noktası . Herkesten daha farklı daha ilginç anlamlar yükledi çoğu zaman mutfağa. Satır aralarına eklediği yemek sevgisi, mutfağın anlamı ve hayata ilişkin ilk derslerini ateş başında annesinden aldığını söylüyordu. Meksika mutfağına bol bol yer verdiği gibi bazı zamanlar fikir değiştirip İspanyol yiyeceklerine de merak saldığı da oldu. Damağının ve midesinin kıymetini bilen,  yeniliklere açık olan biriydi. Bazı bölümlerde onun için özel olan yemeklerin ve tatlıların tariflerini vererek başlıyordu sözlerine tabii onları öğrenirken yaşadığı olayları da anlatarak. Yaşamın evin içinde yaşandığında değer kazandığını söyleyip, kızı ve eşi için yemekler yapıyordu.

Meksika mutfağından bahseder de acı biberden bahsetmez olur mu? Kurbağasından tut kuşuna kadar yada balığından mısırına kadar yenilen her yiyeceğe mutlaka acı biber eşlik ediyordu yani ediyormuş. :)  Üstelik acı biber Meksika mutfağında o kadar kutsal bir yiyecekti ki sadece mutfaklarında değil yaptıkları büyülerde ve sihirlerde, sağlık sektöründe, doğumu kolaylaştırmada hatta bebeği sütten kesmede bile kullanılıyordu.

Mutfak sevgisine felsefi bir yorum kattı. Farklı bir dille ve üslupla okurlara sundu. Mutfağı hayat felsefesi haline getirmiş insanlar bu kitabı ve başkaları içinde tavsiye etmeli.



Yeni yılın ilk günlerini yaşadığımız bugünlerde çalıştığım için bir yılbaşı yazısı yazamadım. Ama dilerim ki 2016 önce ülkemize sonra da bizlere huzur, barış, mutluluk getirir. Gönlünüzden geçen ne varsa gerçekleşmesi dileğimle....

SUFLE TARİFİ

~7 kişilik~ Malzemeler; 6 yumurta 75 gr. şeker 45 gr. un 150 gr. tereyağı 200 gr. bitter çikolata Üzeri için; Pudra şekeri  (is...