Bu hafta yemek yazarlığı dersini işlemek yerine bir fotoğraf sergisinin açılışına yardımcı olduk. Pancar konulu olan sergide fazlasıyla doğal fotoğrafları inceleme şansı bulduk. Unutulmaya yüz tutan örf ve adetlerimizin izlerini çoğu fotoğrafta bulabilmek mümkün. Sıcakkanlılık ve samimiyet hemen hemen her fotoğrafta kendini gösteriyordu. Bize yol gösteren dernek üyeleri (serginin de kurucuları) ile birlikte hoş vakit geçirmek ve bilgilerimizi artırmak adına oldukça yararlı bir sergiydi. Emek veren herkesin eline sağlık. :)
28 Aralık 2015 Pazartesi
21 Aralık 2015 Pazartesi
BİR BİBERİN VÜCUDUMUZDA Kİ ETKİLERİ
Biber patlıcangiller familyasından olup Türkiye' de bolca yetişen rengi kırmızı, sarı ve yeşil olan çoğunlukla tadı acı, bitki türlerine verilen addır.
Yeşil biber, C vitamini yönünden oldukça zengindir. İçeriğinde bulunan kapsaisin maddesinin oranına göre meydana gelen acılık iştahı artırıcı vasfı ile birlikte sindirim sistemine bir çeşit dezenfekte edici madde olarak etki eder. Kırmızı biber yüksek oranda A vitamini içerir. Ayrıca, B6, E vitamini, C vitamini, Riboflavin, Potasyum ve Manganez içerir. Kan dolaşımını hızlandırıcı etki yapar.
Biberin yakıcılığı içinde bulunan kapsaisin adlı bileşikten kaynaklanır. Bu maddenin büyük bir kısmı biberin etli kısımlarında ve tohumlarında bulunur. Bu nedenle ucu pek yakıcı olmayan bir biberin yenildikçe yakıcılığı daha çok hissedilir. Kapsaisin bibere yakıcılık verme özelliğinin yanı sıra cilde temas ettiğinde tahrişe yol açar. Hatta bu özelliğinden dolayı bazı romatizma ilaçlarının formüllerinde de kullanılır.
Yediğimiz biberden ağzımız yandığında su içmek etkili olmaz ve bunun sebebi basittir. Yağ ve su kesinlikle birbirine karışmaz. En iyi metot ekmek yemektir. Ekmek bu yağı absorbe eder ve mideye taşır. Bir diğer etkili yol da süt içmektir. Sütün içindeki kasein maddesi biberin yağı ile karışarak ağzı temizler. Rakının da etkili olduğu bilinmektedir.
17 Aralık 2015 Perşembe
ŞÖBİYET TATLISI
Malzemeler:
Hamuru için:
2 yumurta
1 tk tuz
1 su bardağı su
Yeterince un
1 su bardağı nişasta
100 g eritilmiş tereyağı
İç Harcı İçin:
1 su bardağı irmik
2 bardak süt
Şerbeti İçin:
3 su bardağı şeker
1.5 su bardağı su
Yarım limon
Hazırlanışı:
Bir kabın içine bir miktar unu eliyoruz. Ortasını havuz şeklinde açıp yumurta, tuz, suyu ilave ediyoruz. Sert bir hamur elde edene kadar un ilave ederek yoğurmaya devam ediyoruz. Daha sonra hamuru 7 eşit parçaya bölüyoruz. Üzerini streç film ile kapatıp 15 dakika dinlendiriyoruz. Bu sırada irmik ile sütü karıştırıp ocakta pişiriyoruz. Onu soğumaya bıraktıktan sonra şerbeti yapmaya başlıyoruz. Tencereye koyduğumuz şeker ve su kaynamaya yaklaşınca yarım limonun suyunu sıkıyoruz. Hamurlarımızın önce 3 bezesini daha sonra da 4 bezesini nişasta serperek birlikte açıyoruz. Açılan hamurdan kareler
keserek içine iç harcımızdan koyuyoruz ortadan ikiye katlayıp üçgen halini almasını sağlamış oluyoruz. Bu işlemi hamur ve iç harç bitene kadar sürdürüyoruz. Yağlanmış tepsiye dizdikten sonra üzerine eritilmiş tereyağı gezdiriyoruz ki tatlının üzeri fırında daha çok kızarsın. 180 derecelik fırında 20 dakika pişiriyoruz. Çıkan tatlıların üzerine soğuk şerbeti döküyoruz ve toz antep fıstığı ile süslüyoruz. Afiyet olsun! :)
1 Aralık 2015 Salı
STANDART BİR KEK YAPMANIN PÜF NOKTALARI
Havuçlu-tarçınlısı, kakaolusu, fındıklısı, meyvelisi... Lezzeti tam ve hoş bir görüntüsü olan kek yapmak için püf noktalardan bahsedeceğim.
# İlk önce yumurta ve şekeri mikserle hep aynı yönde olacak şekilde ve hamur beyazlaşıncaya kadar iyice çırpıyoruz ki kekimiz daha çok kabarsın.
# Yeterince beyazlaşan hamura sıvı malzemeleri yani süt ve sıvı yağı ekliyoruz tekrar aynı yönde çırpmaya devam ediyoruz. Bütün malzemelerin birbiri içinde homojen olarak dağılması lazım.
# Daha sonra katı olan malzemeleri (un, nişasta, kakao vb) ekliyoruz ve bu aşamada mikseri kapatıp yolumuza tahta kaşık ile devam ediyoruz. Böylece kabaran kek hamurumuzu söndürmemiş oluyoruz.
# Eklenen katı malzemeleri tahta kaşık ile alttan üste doğru yavaşça karıştırıyoruz.
# Kek kalıbını oda sıcaklığındaki tereyağı ya da margarinle yağladıktan sonra hafif unluyoruz ki kek piştikten sonra kalıptan daha rahat çıkabilsin.
# Kek soğuduktan sonra kalıptan çıkarmayı ihmal etmiyoruz.
Yapımı çok basit ve bir o kadar da lezzetli olan bir standart kekin püf noktaları bu kadar. Afiyet olsun! :)
17 Kasım 2015 Salı
17 KASIM DÜNYA KOMŞULAR GÜNÜ
Ah o külüne muhtaç olduğumuz komşular... Camdan cama konuşmalar, kapı önlerinde çay içerken yapılan sohbetler, bir kişiye gelecek misafir için topluca hazırlanan yemekler, uzun uzun sohbetlerle yenilen akşam yemekleri, ya da pazar sabahları yapılan bahçede ki kahvaltılar. Sevgi, samimiyet ve özlemdir bu kelimelerin bir araya gelişinde oluşan duygular.
Şimdilerde kalmadı bu komşuluk adeti. Bahçeli evlerin yerine gelen apartmanlar, lüks evler aldı bizden bu duyguyu. Aslında topluca yapılan bu eylemlere sebeptir insanların yemek yeme ihtiyacı. Karınlarını doyurmaktan ziyade keyifli vakit geçirmek isterler. Yapılan sohbetlerle lezzetlenir yenilen yemekler. Gündüzleri alınan tariflerle hazırlanan tatlılar, kurabiyeler, 'akşam evdekilere ne pişirsem acaba' muhabbeti arasında belirlenen yemekler...
Gel gelelim ki gelişen teknoloji, insanların daha fazla çalışmak zorunda kalması, artan nüfus miktarı ile belirlenen sorumluluklar ve daha birçok sebep bu kültürleri bizden aldı. Ya da biz almasına müsade ettik. Kime soracak olursan hasret bu samimiyete bu doğallığa ama buna ayıracak vakitleri yok kaldı ki vakit bulduklarında bile öncelikler doğrultusunda kendilerine ve ailelerine vakit ayırıyorlar. Geçen zamanla unutulan kültürlerden, adetlerden sadece biri komşuculuk. Ama tabi ki bunu yeniden canlandırmak ve hep canlı tutmak bizim elimizde.
6 Kasım 2015 Cuma
YEMEK YAZARLIĞI
Dersin adını ilk duyduğumda bile gözlerim parladı. Hayallerime giden bu yolda mutlaka bu dersi almam gerektiğini düşündüm. Çok şükür ki kontenjan dolmadan ekibe dahil olabildim. Dersimizin adı yemek yazarlığı. Hemen hemen her hafta 6-7 kişi işliyoruz. Kendimize ait blogger, ekşi sözlük, google+ hesabı açtık. Osman Hoca her ders de hepimizin blogunu tek tek kontrol edip eksiklerimizi, hatalarımızı söyler. Her ders de farklı bir kitap, farklı bir dergi, farklı bir yemek yazarını öğreniyoruz. Bu okula gelirken heyecanla ve istekle geldiğim nadir derslerden biridir yemek yazarlığı dersi. Yeni yemekler, içecekler, tatlılar, mutfakla ilgili ne varsa hepsini yazıya dökmek, insanlarla paylaşmak ve sürekli yeni bilgiler öğreniyor olmanın tadı da bambaşka tabi...
26 Ekim 2015 Pazartesi
YEMEK KİTAPLARIM
Ne kadar da çok kitabım olmuş :) Yeni tatlar, yeni kültürler,farklı yazarlar ve tabi ki yemek bilgisini artırmak isteyenler bu kitaplardan yararlanabilir. İyi akşamlar :) ✋
22 Ekim 2015 Perşembe
YEMEK YAZARLIĞI DERSİNDEN EKLEKTİK YAZILAR
Restorana gittim. Menüyü istedim ve gelen menüde istediğim yemeğin olmadığını gördüm. Bunun yerine başka bir yemek söyledim ve bu beni mutsuz etti. Yemeğimi yedikten sonra hesabı isteyerek restorandan ayrıldım.
Başka bir restorana gittim ve bu sefer istediğim yemeği yedim. Tahminimden çok daha lezzetliydi. Üstüne tatlı ve şekersiz türk kahvesi istedim.
Restorandan çıktım. Eve giderken yolda bir helvacı gördüm. Görüntüsüne dayanamayıp bir tabak aldım. Bütün yol boyunca helvayı yiyerek eve geldim.
21 Ekim 2015 Çarşamba
ESKİŞEHİR'İN SEMPATİK SEMT PAZARI
(Meyve Tezgâhlarının Uzaktan Görünümü)
(Zeytin Tezgâhı)
(Patates ve Soğan Tezgâhı)
(Arkadaşım ve Ben)
(Kestane Tezgâhı )
(Kuru Baklagil Tezgâhı)
(Üzüm Tezgâhı )
(Yeşil Sebzelerin Bulunduğu Tezgâh)
(Yumurta Tezgâhı )
(Biber Satışı Yapan Amcalar)
(Farklı Meyvelerin Uzaktan görünümü )
(Baharatlar)
(Nar Tezgâhı )
(Turşuluk Acur Salatalık Tezgâhı )
(Mandalina Tezgâhı )
(Biber Tezgâhi )
(Cennet Hurması Tezgâhı)
(Dolmalık Biber Tezgâhı)
(Patlıcan Tezgâhı)
(Yaban Mersini)
(Tezgâhların uzaktan görünümü)
(En yakın arkadaşım )
(Biber tezgâhı)
(Meyve tezgâhı )
(Karışık Mantar Tezgâhı)
(Mandalina Tezgâhı)
(Brokoli ve Kereviz Tezgâhı )
(Dolmalık Biber Tezgâhı )
(Acı Biber Tezgâhı)
Her çeşit sebze ve meyvenin bulunduğu bir pazardı burası. Güleryüzleriyle daha fazla satış yapmaya çalışan amcalar, pazarlık için uğraşan teyzeler, ürün getirip götüren kamyonlar. Daha nice niceleri... Samimiyetin, mutluluğun, doğallığın buram buram hissedildiği bu pazarda fazlaca bir güleryüzle karşılandık.
Tabi taze taze sebze ve meyveleri anlatamadan geçemeyeceğim. Adeta bir renk cümbüşü vardı. Her derde deva baharatlar, dalından koparılan zeytinlerle yapılan zeytinyağları, çeşit çeşit sebze ve meyve... Neye elin gidiyorsa neyi seviyorsan sahip olabileceğin bir pazar burası. Hele birde bunlardan yapılan yemekler, salatalar, mezeler, tatlılar var tabi. Mis gibi zeytinyağı ile yapılan yaprak sarmalar, doğal yumurtalarla yapılan omletler, kurulan turşular, fasulye, nohut, bakla yemekleri. Birde doğal meyvelerle yapılan meyve tatlıları var tabi. Şöyle lezzetli mi lezzetli bir kabak tatlısı mesela... O kestanelerin sobanın üzerinde pişirilip sıcak sıcak yenmesi var birde... :) Gelen misafirlere ikram edilecek armutlar, elmalar, üzümler ve bereket anlamına gelen kan gibi kırmızı narlar... Hepsi birbirinden lezzetli ve güzel. Gidip görmenizi ve o esnafla muhabbet etmenizi öneririm. Hoşçakalın. :)
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
SUFLE TARİFİ
~7 kişilik~ Malzemeler; 6 yumurta 75 gr. şeker 45 gr. un 150 gr. tereyağı 200 gr. bitter çikolata Üzeri için; Pudra şekeri (is...
-
Unutulmaya yüz tutan aslında bizim özümüz, kültürümüz, mirasımızdır Osmanlı Mutfağı. Her geçen günde yabancı kültürlerin yemekleri bizim...
-
~7 kişilik~ Malzemeler; 6 yumurta 75 gr. şeker 45 gr. un 150 gr. tereyağı 200 gr. bitter çikolata Üzeri için; Pudra şekeri (is...
-
Aşçılar; aslında kolay görünen işin bütün zorluklarını, acılarını, eksilerini, artılarını yaşayan birer sanatçıdırlar. Güneş görmeden, y...








































































